Prof. Dr. Ahmet MURAT

Deri Cilt Hastalıkları Uzmanı
Adres
-
Telefon
-
Web Sitesi
http://www.itf.istanbul.edu.tr/dermatoloji/klitar.htm

Yıl 1959 yaz başı; Biga'da hanımın memleketi, pratisyen hekim olarak muayenehane açmışım. Hanım oranın kızı, hanım doktora özellikle kadınların teveccühü  fazla.. İstanbul'da ihtisas imkânı ancak fahri olarak mümkün. Ben yeni evli, evi nasıl geçindireceğiz. Hazır hanım günde 5-1O hastaya bakıyor. Muayene ücreti 5 TL.iyi para; ancak biz oranın yabacısı, kasabada 3-5 mütehassıs var.

Bir gün şimdi rahmetli olan bir röprezantan, Biga ziyaretlerinde bana uğruyor. Çapa'dan tanıştığımız bir arkadaş. Fakülteden haberler arasında "cildiyede yer var" diyor.

Zaten her fırsatta İstanbul’a birkaç günlüğüne değişik vesileler ile kaçıyorum. Bazen Bandırma'dan, askeri hava alanından 4 motorlu, pencere diplerinde teker kişinin oturduğu 10-12 kişilik uçakla, 35 TL karşılığı uçma lüksünü yaşıyorum. Kalktım Cildiye kliniğine geldim.

O zamanlar girişteki klinik koridorlarında pek kimseye rastlanmazdı. Kapıcı Bayram beni klinik direktörü Ord. Prof. Dr. Cevat Kerim İncedayı'nın hâlâ Çapa Kliniklerinin en güzel odası olan makamının kapısına getirdi. Kapıda yüzünü her zaman Fasiyes antonin'ele benzettiğim, hiç güldüğünü görmediğim Arnavut Hidayet'e bıraktı. Hidayet hocanın düğmesine bastı. Giriniz yazısı yanınca yanına gitti, biraz sonra çıktı. Beni içeri buyur etti.

Makamda hoca abus bir çehre ile oturuyor. Masa şimdiki köşede değil, sağ duvardaki iki pencere arasında, uzun kurul masası da odaya girince, sol duvar boyunca duruyor. Karşısında hazır ol duruyorum.

O zamanlar ilişkiler şimdiki gibi demokratik değildi. Hoca ailevi durumumu soruyor; herkesin özel hayatını kaba çizgileri araştırırdı. Asistanlık isteğimi pek olumlu bir izlenim vermeden dinliyor. "Gerekirse sana haber veririz" diyor ve ben çıkıyorum.

Kliniğin arkasında bizim üst bahçeden alt bahçeye inen merdivenlerden aşağı inerken arkadan Hidayet seslendi.

"Hoca seni istiyor" dedi.

Geri döndüm. Hoca odaya girdiğim zaman elini uzattı "Öp elimi" dedi.

Hoca ne düşünmüş ise beni almaya karar vermiş ve ben çıktıktan sonra odacıyı arkamdan yollamış. Hidayet beni bahçede bulamadım dese mesleki hayatım tamamen değişik yönde gelişecekti.

Benzer Uzmanlar