Alay Köşkü

Alay Köşkü

10726 İzlenme

İstanbul’da Gülhane Parkı’nın Alemdar Caddesindeki giriş kapısının yanındadır. Eski adı Soğuksu Kapısı olan bu kapıdan girince solda kalır. Tramvay caddesinin Demirkapı’ya döndüğü köşededir, Adli Tıp Müessesesinin tam karşısına düşer. Topkapı Sarayı bütününe bağlı bir köşktür.

 

Alay Köşkü’nün yapıldığı tarih kesin olarak bilinmiyorsa da XVI. yüzyıl sonlarında yapıldığı tahmin ediliyor. Köşk eski surun üzerine oturtulmuştur. Surun üstünde kalan kısmı, her cephesinde bir pencere bulunan yedi cephelidir, caddeye bakan yönleri mermer kaplıdır. Mimarisi pek zariftir. Kubbesi, etrafındaki saçaklarıyla, bu zarafeti tamamlar. Pencerelerin üzerindeki tarih kıtalarını, şair Keçecizade İzzet Molla yazmıştır.

 

Gülhane kapısından girildikten sonra sola dönülünce köşkün birinci kata çıkan merdivenleri görünür. İmparatorluk devrinde, ordu sefere çıkmadan önce, İstanbul esnafı, alaylar halinde geçit töreni yapardı. Padişah da onları Alay Köşkü’nün açık penceresinden seyreder, esnafın selamına karşılık verirdi. Alay Köşkü denmesi bundandır. Bu alayların en parlak olanı, Sultan Murat zamanında, Bağdat seferinden önce yapılanıdır.

 

Osmanlı padişahları bazı siyasi mahkumları bu köşkün önünde cellada verirler, kellelerinin uçmasını gözleriyle görürlerdi. IV. Mehmet zamanında Halep valisi bulunan Haseki Mehmet Paşa, piyasaya karışık para sürdüğü için İstanbul’a getirilmiş, Alay Köşkü önünde, kethüdası, divan katibi vs işbirliği yaptığı sarrafla birlikte öldürülmüştü.

 

Alay Köşkü önünde geçen en önemli ve kanlı olaylardan biri de tarihçilerin «Vak’a-yı Vakvakiye» dedikleri meşhur Çınar İhtilalinden sonra kurulan ayak divanıdır (1650). O zaman henüz on beş yaşında bir padişah olan IV. Mehmet’i baş kaldıran Yeniçeriler ayak divanına çağırmışlar, köşkün penceresinde görünen sultana dileklerini bildirmişlerdi. Yıllarca süren Girit Savaşı Devlet hazinesini zor duruma düşürmüştü. Asker aylardan beri aylığını alamıyordu. Bunun, üzerine silahlanan Yeniçeriler ayaklandılar. Bir gece içinde birçok kimseler öldürülerek Sultanahmet’teki çınarın dallarına asıldı. Ertesi sabah, Yeniçeriler atlı ve yaya olarak, köşkün dışında toplandılar. Padişah vezirleriyle köşkün penceresinden göründü. İsyancı başlarından Mehter Hasan Ağa, Şamlı Mehmet ve Karakaş Mehmet kalabalığın içinden bir kaç adım ilerlediler, el bağladılar. Hasan Ağa, kötülüklerin başı olarak, Kızlarağası Behram Ağa’nın, Kapuağası Ahmet ve İbrahim Ağalarla suç ortaklarının öldürülmesini istediler. Çaresiz kalan Padişah, Yeniçerilerin isteklerine uyarak, suçlu oldukları bildirilenlerin idamlarına ferman verdi.


Çemberlitaş

Çemberlitaş sütunu, MS...

Alay Köşkü

İstanbul’da Gülhane P...

Bozdoğan Su Kemeri

İstanbul’un Fatih İl...

Beylerbeyi Sarayı

16.yy in ikinci yılında...

Ayşe Sultan Çeşmesi

1598 yılında inşaat ed...

Aynalıkavak Kasrı

Haliç kıyılarını 3y...

Unkapanı Ayın Biri Kilisesi

İstanbul Unkapanı’nda...

Alman Çeşmesi

İstanbul’da Sultanahme...

Adile Sultan Kasrı

İstanbul’un Üsküdar ...